Galatasaray tarihi
Mayıs 30, 2007
Galatasaray Spor Kulubü, merkezi İstanbul‘da olan, özellikle futbol ÅŸubesiyle ünlü, Türk spor kulübüdür.
1905 yılında Ali Sami Yen ve bazı arkadaÅŸları tarafından, öğrenci oldukları Galatasaray Lisesi‘nde kurulan kulüp, ÅŸu ana kadar 16 kez Türkiye Ligi ÅŸampiyonu olmuÅŸ; 2000 yılında da UEFA Kupası ve Süper Kupa‘yı kazanmıştır. Galatasaray ayrıca Uluslarası Futbol Federasyonu Tarihi ve İstastistikleri (International Federation of Football History & Statistics) tarafından, 2001 Ocak ayında “Dünyanın en iyi futbol kulübü” ödülüne layık görülmüş ve Dünyadaki seçkin Futbol kulüpleri arasındaki yerini almıştır.
Galatasaray UEFA Kupası’nı yenilmeden kazanan iki takımdan biridir, ayrıca Åžampiyonlar Ligi gruplarını 3′üncü olarak bitirip bu kupayı kazanan tek takımdır. 1999-2000 yılında, finalde İngiltere‘nin Arsenal kulübünü penaltılarla yenen Galatasaray, bir Avrupa Kupası kazanan ilk Türk futbol kulübü olmuÅŸtur. Galatasaray aynı yıl; Super Kupa’yı da Real Madrid‘i 2-1 yenerek kazanmıştır.
2005-2006 sezonunda 16′ıncı lig ÅŸampiyonluÄŸunu; ligin son maçında Kayserispor‘u 3-0 yenerken, Fenerbahçe‘nin berabere kalması ile kazanan Galatasaray, 2006-2007 sezonunda da Åžampiyonlar Ligi’nde Liverpool, Bordeaux ve PSV takımlarıyla grupta eÅŸleÅŸmiÅŸ; ancak gruptan sonuncu olarak elenmiÅŸtir. Buna raÄŸmen Galatasaray Avrupa’da en fazla baÅŸarı yakalamış Türk takımıdır.Galatasaray’ın kazandığı UEFA ve Süper kupa Dünya’da büyük bir baÅŸarı olarak görülmüştür.Böylece Galatasaray adı tüm Dünya tarafından duyulmuÅŸ ve de bir marka haline gelmiÅŸtir.Bu sayede Dünyada büyük bir taraftar topluluÄŸu kazanmıştır.
Galatasaray SK Ali Sami Yen Stadı’nı devlete verip, kendi arazisi olan Seyran Tepe’ye Galatasaray’ın elinde kiralık olarak duracak bir stad yaptıracaktır. Stad çatısı açılıp-kapanabilir 52000 kiÅŸilik Avrupa’nın en modern beÅŸ stadından biri olacaktır.Galatasaray maçlarını 2009-10 sezonunda itibaren burada yapacaktır.Stattan yıllık en az 35 milyon $ gelir beklenmektedir.Stadın yapımını TOKİ üstlenmiÅŸtir.Stadın yapımına tahmini olarak Temmuz ayında baÅŸlanacakdır.
Galatasaray 1905 yılının sonbaharında; Galatasaray Lisesi öğrencileri tarafından bir futbol kulübü olarak kurulur, ancak daha öncesinde de Galatasaray Lisesi’nde diÄŸer sporlar da yapılmaktaydı.
II. Beyazıt tarafından 1482‘de kurulan mektep; adını kurulduÄŸu bölgeden almaktadır. Ancak Hürrem Sultan tarafından Kanuni Sultan Süleyman öldükten sonra kapattırılan okul; Lale Devri öncesinde tekrar açılmış ve sonrasında tekrar kapattırılmış; en son da Osmanlı İmparatorluÄŸu‘nda Sultan Abdülaziz döneminde 1 Eylül 1868‘de tekrar açılmıştır. Bu dönemde; Beden EÄŸitimi dersi cimnastikçi “Monsieur Curel” tarafından modern aletlerle verilmektedir. 1870 yılında Kâğıthane‘de bir idman Bayramı düzenlenir ve baÅŸarılı sporcular çeÅŸitli madalyalar kazanır ve öğrencilere kuzulu pilav verilir. Gelecekte de bu gelenek yerini; Galatasaray Pilavı‘na bırakacaktır.
Monsieur Curel’den sonra; Monsieur Moiroux, Signor Martinetti, Stangali de cimnastik, atletizm, yüzme, kürek vb. sporları da ilk defa baÅŸlatmış olurlar. Faik Üstünidman önderliÄŸinde; izcilik, tenis ve hokey gibi sporları da öğrenen öğrenciler; tekrar Üstünidman’ın desteklemesi ile futbol ile tanışır. Ancak; bu dönemde futbolun kurallarını tanımazlar ve oynadıkları spora tam anlamıyla futbol denilemez.
1901‘de İstanbul’da yaÅŸyaan James Lafontaine ve Horace Armitage isimli iki İngiliz; yabancılardan oluÅŸan Kadıköy Futbol Kulübü‘nü kurarlar; ancak anlaÅŸmazlıklar sonrasında da 1903‘de Moda Kulubü‘nü kurarlar. Strugglers, Elpis ve Imogen‘in de birleÅŸimiyle; İstanbul Futbol BirliÄŸi‘nin kurulması ardından; bugün Fenerbahçe Şükrü SaraçoÄŸlu Stadı‘nın bulunduÄŸu yerde “Union Club-İttihat Spor” sahası olarak karşılaÅŸmalara baÅŸlamışlardır.
Bu dönemde futbol yabancılar tarafından İstanbul’da oynanmaktadır; ve bu konuda Galatasaray Lisesi öğrencileri bir giriÅŸimde bulunur. 1 Ekim 1905 tarihinde; Mehmet Ata Bey‘in dersi sırasında arkadaÅŸlarıyla konuÅŸan Ali Sami Yen; bir futbol kulübü kurmaya karar verir. Asım Tevfik Sonumut, ReÅŸat Åžirvani, Cevdet KalpakçıoÄŸlu, Abidin Daver ve Kamil Bey‘in de ortaklığıyla; Cevdet KalpakçıoÄŸlu asbaÅŸkanlığında kulüp kurulur. Bu dönemde oyunculardan her hafta birer kuruÅŸ toplanılır, baÅŸkan Ali Sami Yen’de futbol topuyla ilgelinirdi. Domuz yağı ile temizlenen futbol topu hasar görünce; Ali Sami Yen ayakkabasının bir parçasını keserek bu parçayı yama yapmıştır. Cevdet KalpakçıoÄŸlu da formaları yıkardı. Kulübün ilk ismi; Gloria ya da Audace koyulması istemiÅŸtir; ancak takımın oynadığı ilk maçında Rum rakibi 2-0 yenerken seyircilerin onlara “Galata Sarayı efendileri” diye söz etmesiyle bu isim doÄŸmuÅŸtur.
Ali Sami Yen tarafından söylenen bir söz; Galatasaray Spor Kulübü’nün kuruluÅŸ ve varoluÅŸ amacını belirleyecektir:
Maksadımız İngilizler gibi toplu bir hâlde oynamak, bir renge ve bir isme mâlik olmak ve Türk olmayan takımları yenmek.
Galatasaray’ın ilk renkleri kırmızı – beyaz’dır. Ancak Osmanlı İmparatorluÄŸu’nun giderek yükselen bir Türkçülük hareketinden korkması ile; bu renklerin kullanılması yasaklanır. Bunun üzerine; Ali Sami Yen’in deyimiyle bir çok dükkân gezilerek “viÅŸneye çalan koyuca tatlı bir kırmızı” ve “içinde turuncudan iz taşıyan tok bir sarı” renkleri Galatasaray ile buluÅŸur. Bunun yanı sıra; kuruculardan Bekir Sıtkı da; Gül Baba‘nın II. Bayezit’e verdiÄŸi sarı kırmızı güllerden esinlendiÄŸini de söyler
Entry Filed under: Galatasaray. .
Trackback this post | Subscribe to the comments via RSS Feed